İşe İade Davası


Bilindiği üzere işveren ile işçi arasında kurulan iş sözleşmesi, her iki tarafa da karşılıklı olarak birtakım hak ve borçlar yüklemektedir. Taraflar arasında iş sözleşmesi kurulurken öngörülemeyen birtakım olaylar meydana gelmektedir. İşçi veya işveren tarafından iş sözleşmesinin sonlandırılması halinde hangi tarafın haklı sayılabileceği konusunda düzenlemeler İş Kanununda mevcuttur.

Bununla birlikte İş Kanunu zayıf taraf olan işçiyi koruma amacı güden iş güvencesi kuralları getirmiştir. İşçi, eğer iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini düşünüyorsa şartların mevcudiyeti halinde iş güvencesinin tesisi bakımından en önemli hukuki kurum olan işe iade davasından faydalanabilecektir. Uygulamada en çok karşılaşılan işe iade davasına kısaca değinmek gerekirse;

İşe iade davası işçinin iş sözleşmesinin feshinden uğramış olduğu zararların telafi edilmesine, hatta işçi işe iade edilmese dahi öngörülen parasal menfaatler ile fesihten sonra bir süre daha ekonomik olarak güvencede kalmasını sağlayan bir davadır. İşe iade davası, İş Kanunun 20 Maddesi ve devamında genel hatlarıyla düzenlenmiştir.

Bilindiği üzere belirsiz süreli iş sözleşmesi işveren tarafından geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi halinde, iş sözleşmesi kendiliğinden geçersiz feshin sonuçlarını doğurmayacaktır. İş sözleşmesi sonlandırılan işçi (işten kovulan işçi) feshin geçersizliğinin tespiti için işe iade davası açabilir. Ancak işçinin, işe iade davası açabilmesi için yasanın öngördüğü birtakım şartların varlığı gereklidir.

İŞE İADE DAVA ŞARTLARI

  • İşyerinde en az 30 işçi çalışmalıdır.
  • İşçi, kovulduğu işyerinde en az 6 ay boyunca çalışmış olmalıdır.
  • İşçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesi bulunmalıdır.
  • İş Kanununda belirtilen nitelikte işveren vekili olmamalıdır.
  • İş sözleşmesi, işveren tarafından geçerli bir sebebe dayanmadan feshedilmiş olmalıdır.
  • İşe iade davası açılmadan önce işçi tarafından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca zorunlu arabulucuya başvurulması ve görüşmenin olumsuz sonuçlanmış olması gerekmektedir.

İŞE AİDE DAVA AÇMA SÜRESİ

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile işe iade davası açılmadan önce alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan arabulucuya başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. İş Mahkemeleri Kanunu ve İş Kanunun ilgili maddeleri uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içerisinde işe iade talebiyle zorunlu arabulucuya başvurması gerekmektedir. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Yasal düzenlemelerde yer alan sürelere riayet edilmeden dava açılması halinde işe iade davasının reddine karar verilecektir.

İŞE AİDE DAVASINDA İSPAT YÜKÜ

İşçi Bakımından;

İşçinin, gerçekte var olan bir iş sözleşmesi bulunduğunu ispat etmelidir. Yani husumet yönelttiği kişi ya da kurumun gerçek anlamda işçisi olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Devamla işyerinde otuz ve daha fazla işçi çalıştığını, kendisinin işveren vekili olmadığını, altı aylık kıdemi bulunduğunu ispat edecektir. İşçi kendi üzerine düşen ispat külfetini yerine getirirken, SGK kayıtları, ücret bordroları, tanık gibi her türlü delile dayanabilecektir.

İşveren Bakımından;

- Eğer işyerinde 30’dan az işçi çalıştırılıyor ise bu durumun ispat yükü işverene aittir. Zira işyerinde çalıştırılan işçilere ilişkin tüm kayıtlar işverenler tarafından tutulmaktadır.

- İş sözleşmesinin geçerli bir nedenle feshedildiğinin ispat yükü işverene aittir. İşveren bu durumu ispatlarken İş Kanunu çizmiş olduğu usullere uygun olarak feshedildiğini kanıtlamalıdır. Zira İş Kanununda belirtildiği üzere, iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden olsa dahi, kanunun öngördüğü usul ve şekil şartlarına uygun yapılmayan fesih geçersiz bir feshin sonuçlarını doğuracaktır.

-İşveren ayrıca geçerli feshin söz konusu olduğu hallerde fesih bildirimini yazılı olarak yaptığını, fesih bildiriminde fesih sebebini açık ve kesin şekilde belirttiğini ispat edecektir. Ayrıca yine geçerli feshin söz konusu olduğu hallerde fesih bildiriminden önce işçinin savunmasının alındığının ispat yükü de işverene aittir.

GÖREVLİ MAHKEME

İşe iade davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. Fakat iş mahkemesi her yerde bulunmayabilir. Özellikle kırsal kesimlerde ve küçük yerleşim yerlerinde iş mahkemesi olmayabilir. İş Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise, iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi görevli olacaktır.

YETKİLİ MAHKEME

İşe iade davası, işverenin ikametgahı mahkemesinde veya işin yapıldığı yer mahkemesinde açılmalıdır.